301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
15 Mayıs 2022 - Pazar 18:05
 
BENİ TANIYIN İSTERİM
Sümeyye İlhan
 
 

BENİ TANIYIN İSTERİM
Yazıma bana bu köşeyi ayıran Yozgat Haber Gazetesi ailesine teşekkür ederek başlamak istedim. Önceden bana ne fırsat ne de destek verilmemişti…
İlk köşe yazım olması nedeniyle öncelikle size kendimi tanıtıyım.
Ben ülkemizin en köklü üniversitelerinden biri olan, alanında uzman profesör ve öğretim görevlisi kadrosuna sahip Gazi Üniversite İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünden 2020 yılında mezun oldum. Derslerime sadece alanında uzman profesörler ve öğretim görevlileri girmedi. Derslerime aynı zamanda bu meslekte yıllarca dirsek çürütmüş, bizzat sahada yıllarını eskitmiş, şimdi meslektaşım olan değerli insanlar girdi.
Onlardan çok şey öğrendim, çok şey yaptık birlikte…
İlk sunumu, ilk haberimi, ilk prompter çekimimi, ilk anons haber çekimimi, ilk saha çalışmamı, ilk gazete sayfası tasarımımı yaptım üniversitemde…
Bunları bilerek belirtmek istedim çünkü ben o üniversiteden mezun olduğumda boş bir kafayla mezun olmadım. Evet, bize üniversitede pratik bilgiden, saha bilgisinden daha çok teorik bilgi verildi ama verilen bu bilgilerin küçümsenmesine asla izin vermem. Çünkü pratik ayrı bilgiler, kazanımlar içerir teorik bilgiler ayrı bilgiler, kazanımlar içerir.
Haberin her kelimesini yazarken düşünmek gerekir mesela… Gazetecilik mesleğinin hangi amaçla ortaya çıktığı bilmek gibi… Haberlerini yazarken kamuoyu yararına öncelik verip kişisel çıkarlarını ya da şirket çıkarlarını düşünmemenin gerektiği gibi…
Ben Gazetecilik okurken herkes Gazetecilik mesleğinin geleceği olmadığından bahsederek işsiz kalacağımı düşünüyordu.  Ama öyle olmuyormuş…
Yaptığı işi sevmek, hakkıyla yapmak ve emeğini esirgememek niyetinde olan herkes yapmak isteği işi yapmak için bir şekilde fırsat bulabiliyormuş. Belki ailesinden, arkadaş çevresinden hatta kendinden ödün vermek zorunda kalıyor insan ama yapmak isteği işi hakkıyla yaptığında duyduğu gurur ve mutluluk bütün ödün vermeleri görünmez kılıyor.
Ben kendi mesleğimi yapma fırsatı bulamadan önce bir dönercide garson ve kasiyer olarak çalıştım tıpkı üniversitede okurken her yaz tatilimde aynı dönercide çalışıp kendi mesleğimde kendimi geliştirmek için ihtiyacım olan fotoğraf makinemi, bilgisayarımı vb. almak için çalıştığım gibi…
Ben hiçbir zaman bir dönercide çalışmaktan gocunmadım. Çalmadan, çırpmadan yine kendi emeklerimle, kendi alın terimle kazandım her şeyi… Zaten birçok şey kattı o dönercide çalışmak bana…
Esnaf sorunlarını yakından gördüm mesela… Vatandaşlarla iç içe olup sorunlarını bizzat dinledim mesela… Beklentilerini, isteklerini ve Yozgat için hayal ettiklerini öğrenme fırsatı yakaladım mesela…
Tabi benim önceden bir dönercide çalışmamı eleştirenler, hatta benim gazetecilik eğitimi aldığımı bilmeden komik bir şekilde ‘Bir dönercide çalışan garsonu alıp, gazeteci yaparsan böyle olur’ diye boş laf yapanlar varmış…
Evet, yanlış okumadınız… Sırf kuyruklarına bastım, yanlışlarını ve eksikliklerini manşet haberime taşıdım diye böyle konuşma haddi bulmuş kendilerinde Yozgat Bozok Üniversitesi’nin öğrencileri… Öğretim görevlileri de ‘Nasıl bir Yozgatlı kendi şehrinin üniversitesini eleştirebilir’ diye yorumlamış haberimi…
Ben size durumu şöyle anlatayım…
Perşembe günü saat 11’de işe giderken Cumhuriyet Meydanı'nda sergi hazırlıklarının yapıldığını gördüm. Altını çiziyorum daha hazır değildi sergi... Saat 11.30'da Vali Ziya Polat'ın katılımıyla açılışı yapılacağı için saat 11.20'de sergi alanındaydım yeni tamamlanmıştı sergi hazırlıkları...
Vali Ziya Polat biraz geç kaldı ve sergi saat 11.55'de ancak açıldı. Daha sonra saat 13.20'de Cumhuriyet Meydanı'nda serginin olmadığını gördüm... Sergi kelimesinin anlamını, bu tarz sergilerinin amacının ne olduğunu bildiğim için ve bu kadar kısa sürede de sergi olmayacağını bildiğim için 'Sergiyi gören oldu mu?' diye haber yazdım. Ve bu haberim, sırf yapmak için yaptıkları sergiyi Yozgat Belediyesi'nin iftar çadırına hiçbir afiş kullanmadan rüzgarı bahane ederek taşıdıkları halde kendi eksiklerini görmeyenleri rahatsız etti...
Bende şimdi soruyorum…
Madem rüzgar fotoğrafları deviriyordu (Vali Polat'ı beklerken bende gördüm birkaçının devrildiğini) neden ona göre bir ayarlama yapmadı üniversite? Parası mı yoktu? Önemsemedi mi?
Kendi öğrencilerine sergisini yaptıkları tarihi mekanların nerede olduğunu bile öğretmeyen öğretim görevlisi ve hiç kimse gazeteciliği sadece olumlu haberler yazan, çıkarları için şak şakçılık yapılan bir meslek sanmasın… Bu mesleği bu şekilde kullananlar maalesef var… Ben onlardan değilim, olmayacağım da…
Ben her zaman gördüğümü, başkalarının göremediğini yazıyorum haberlerimde… O yüzden kimseye laf ettirmem yaptığım işe, yazdığım haberlere…
Herkes haddi bilsin…
Yozgat da zaten en çok yapmış olmak için yapılan projelerden ve etkinliklerden dolayı gelişmiyor…
Kalemim her zaman doğruyu yazacak… Bütün kendini beğenmişlere rağmen…
Tekrar görüşmek dileğiyle…
Daima umutla kalın…

 

 

 
Etiketler: BENİ, TANIYIN, İSTERİM,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı escort istanbul istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort